SON DAKİKA

‘Ülkeyi yönetenler Nuriye ve Semih’in ölümünü istiyor’

Bu haber 05 Temmuz 2017 - 15:12 'de eklendi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yıldırım konuşmasında sırasıyla şunlara değindi:

“Anlaşılan o ki bu ülkeyi yönetenler Nuriye ve Semih’in ölümünü istiyor. Hiçbir adım atmayan, kılını kıpırdatmayan, bu iki gencin ölümünü bekleyen bir siyasi hat izledikleri açığa çıktı. Biz toplum vicdanını oluşturan herkesin harekete geçmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu gençlerin yaşamını kaybettiğini işittiğimiz bir haberle sarsılmak istemiyoruz. Onların çok meşru talepleri var. ‘Biz alın terimizle, emeğimizle elde ettiğimiz tahsilin sonucu olan işimizi geri istiyoruz.’ Bu gençler neden ihraç edildiklerini bilmiyorlar. Onlara ihraç edildiklerine dair tebliğ edilen iki cümle dışında bir bilgileri yok. Bu ülkenin vicdanının birleşmesi anlamlı ve değerli olacaktır.

‘Eş genel başkanımızla gurur duyduk’   

Dün, Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ 244 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Dün mahkemeyi izlemiş biri olarak söylemeliyim, böyle bir eş genel başkana sahip olduğumuz için bir kez daha gurur duydum. Onurlu bir kadın lider, siyasetçi, yurttaş olmanın örneklerini vakur bir şekilde gösterdi. Herhalde HDP’de siyasetçi ve eş genel başkan olmanın ölçüleri bu ki, biz de kendisiyle ne kadar gurur duysak azdır.

Bütün engellemelere rağmen sevenleri, partilileri, yol arkadaşları Eş Genel Başkanımızı yalnız bırakmadı. 300 kişilik salonun içi dışı hınca hınç doldu.

‘Mahkeme başkanının kendi kararını uygulayamayışını izledik’  

Bütün engellemelere rağmen duruşma salonunun onu sahiplenenlere yetmediğine, onca engellemenin bu ülkenin hukuk düzenine verilen darbe olduğuna, gelmek isteyen araçların kendi illerinde ya da Ankara girişinde durdurulmasına, savunmaya gelen avukatları aynı muameleye tabi tutulmasına tanıklık ettik.

Ayrıca Avrupa’dan gelen 20 milletvekili ve gözlemcinin mahkeme salonuna girişi engellendi. Avukatların mahkeme öncesinde yaptığı görüşmede salondaki kapasitenin olanak verdiği ölçüde alınabileceğini söyledi. Daha sonra Avrupalı heyetten 5 gözlemci salona girdi; ne olduysa ondan sonra oldu. Mahkeme ara verdi. Arkaya giden polisler, geri gelip ibretlik bir kararla bu ülkeyi utanç duyulacak bir noktaya düşürdü. Mahkeme başkanı kararından geri adım attı ve heyet dışarı çıkarıldı. Bu bile yargının ne kadar güdümlü olduğunun örneğiydi. Eş Genel Başkanımız da bunu ifade etti. Tablonun ülkenin utanç duyulacak bir noktaya geldiğinin göstergesi olduğunu söyledi. Mahkeme başkanının, kendi kararını uygulayamayışını izledik. Bu ülke bunu hak etmedi. Bu ülke tarafsız bir yargıyı hak etmektedir.

Ankara Valiliği’nin evlere şenlik kararı 

Son günlerde Ankara Valiliğinin evlere şenlik kararlarıyla karşı karşıyayız. Semih ve Nuriye, eylemlerinin ilk günüde itibaren muazzam bir sahiplenme ile karşılaştı. Bu sahiplenmeye karşı iktidar orantısız birçok müdahaleye imza attı. Bir kolu olmayan Veli’nin nasıl darp edildiğini hep birlikte izledik.

Valiliğin kararındaki bir cümle zihniyeti ortaya koyuyor: “Yukarıda sayılan eylem ve etkinliklerin, toplumun geniş kesimlerine sirayet potansiyeli taşıdığı için toplumsal güvenliği tehlikeye düşürebileceği değerlendirilmektedir”. Zaten eylem ve etkinlikler düşüncelerin yaygınlaşması için yapılır. Siz bu ifadeyle, siyasi rakiplerinizin düşüncelerinden ne kadar korktuğunuzu ifade ediyorsunuz. Siz zaten bütün medyayı ele geçirdiniz. Neden? Doğrudan kopuk yalanlara dayalı siyasi hattınıza herkesi inandırmak için. Kıt kanaat olanaklarla muhalefet partileri de kendi düşüncelerinin kabul görmesi için etkinlik düzenlerler. Ben siyaset yapıyorum, düşüncelerimin kabul görmesi için yapıyorum, Meclis’te bunun için konuşuyorum. Bu bir yasak nedeni olabilir mi? Yüksel Caddesinde polis şiddeti dışında kimin burnu kanadı? Kim zarar gördü? Polisin müdahalesi dışında zarar görenler dışında? Bu da oradaki etkinlik sahiplerinin müsebbibi olduğu bir durum değildi.

Bylock kullanmayanları tahliye edin 

Dün Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “Bylock kullanan aktif milletvekili bulunamamıştır” dedi. Yarın bazı iktidar bazı milletvekilleri için ‘bu gözden kaçmış’ denirse şaşırmayın. Yarın, bugün milletvekili olanların milletvekilliğini kaybettikten sonra neyle karşılaşacaklarını hep birlikte göreceğiz. O 317 AKP’li milletvekili içerisinde milletvekillikleri sona erenlerden bylock suçlamasıyla tutuklananlar olacaktır. Velev ki bylock olsun. Bir örgütle iltisak sadece bylock’a mı indirgenir? Şimdiye kadar tutuklananlar sadece bylock kullandıkları için mi tutuklandı? Gülen’i övmemiş savunmamış onunla ilgili yazmamış konuşmamış bakan, başbakan, milletvekili var mı? Girin internete, istediğiniz AKP’li milletvekilinin adının yanına Fetullah Gülen yazın sonuçlara bakın. Bundan kurtulabilecek kaç kişi var? Tek ölçü bylock olabilir mi? Tek kriter bu mu? Olmayınca olmuyor mu? O zaman telefonunda bylock olmadığı halde tutuklu olanları tahliye edin. Başlı başına bu açıklama bile AKP içinde kullanılan bylock ve Gülen’e ilikişli siyasetçilerin varlığının üzerini kapatmaya dönük bir açıklamadır. Bu açıklamanın durup dururken yapılmış olması birilerinin altının ıslak olduğunu gösterir.”

 

Evden eve nakliyat sitemiz istanbul ilçelerindeki. Firmalarin listesi icin lutfen ziyaret ediniz.gaziosmanpaşa evden eve nakliyatbahçelievler evden eve nakliyatkağıthane evden eve nakliyatuluslararası evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyathalkalı evden eve nakliyat
Kurtköy Escortümraniye Escortescort bayanAtaşehir Escortümraniye escort