SON DAKİKA
Maltepe Escortpendik escortmaltepekres.orgmaltepeelektrikariza.comkartal escortalanya escortkadikoy escort

Kürdistan’da Referandumla Ne Oldu, Ne Olacak?

Bu haber 27 Eylül 2017 - 21:10 'de eklendi

Mücahit Avras

25 Eylül’de Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nce yapılan Bağımsızlık Referandumu, bugün yapılan resmi açıklama ile %72 katılım oranı ve %93’e yakın ‘EVET’ oyuyla tartışmasız bir şekilde Kürtler lehine sonuçlanmış oldu.

(Yazımızın devamında bölgenin bir başka resmi adı olan Kürdistan ismini kullanacağız.)

Herbiri Kürdistan’ın bir başka parçasını ‘idare eden’ Türkiye-İran-Irak ve şu anda iç savaşla boğuşan Suriye şu ana kadar Kürdistan’ı, savaş, sosyo-ekonomik izolasyon, politik tecrit ile tehdit ederken üçüncü güne kadar Kürdistan’a uçuşları iptal etmek dışında iç kamuoylarının gazını alan ve retorikten öteye giden herhangi bir hareket sergileyebilmiş değiller.

Türkiye’de AKP iktidarı ile düşman kardeşleri CHP-MHP ortaklığında Irak’a sınır ötesi operasyonu kapsayan tezkereyi TBMM’den geçirdikten sonra TSK, Irak Özel Birlikleri ile askeri tatbikat düzenlemeye başladı. Bunun hemen sonrasında Türkiye Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı R.Tayyip Erdoğan ülkesinin Akademik Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı açıklamada; ‘‘Ekonomik yaptırımlardan askeri seçeneklere kadar hepsi masadadır. Vanayı kapadığımızda iş bitti. TIR’lar Kuzey Irak’a çalışmadığı anda bunlar yiyecek ekmek bulamayacaklar. Biz son ana kadar Barzani’nin böyle bir yanlışa düşeceğine ihtimal vermiyorduk. Demek yanılmışız. Bu karar ülkemize ihanettir.” açıklamasını yaparak yeniden emrivakiliğini konuşturdu.

Buna karşılık Bölgesel Yönetimin Başbakan’ı Neçirvan Barzani ise ”Türkiye ile aramızda anlaşmalar var. Bu anlaşmaların uygulanması gerekiyor.” açıklamasını yaptı.

Daha sonra AKP’li Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ise ”Ekonomik ambargo tehlikeli bir söylem. Ambargo koyduğunuzda satışlarınız duruyor. Diyebilirsiniz ki, ‘Musul-Kerkük kutsal davamız, sen hâlâ ticaret’ diyorsun. Ama benim işim ticaret. Ben Ekonomi Bakanıyım. 8-9 milyar dolarlık bir ticaretten, Türkiye’nin menfaatinden bahsediyoruz.” açıklamasını yaptı. Bu açıklama aslında Türkiye’de işlerin hiç de istendiği gibi yürümediği ve daha önce de ifade ettiğimiz gibi askeri ve ekonomik yaptırım uygulamanın Türkiye için ne kadar zor bir hale geldiğinin açık örneğidir.

Irak’ta sosyal, ekonomik ve güvenlikle ilgili sorunlarla boğuşan merkezi hükümet ise Başbakan İbadi aracılığıyla “Referandumun mezhepçi ve etnik temelli duyguları harekete geçirdiğini, referandumun şaibeli olduğunu, kurulması muhtemel ırkçı bir devleti ise kesinlikle kabul etmeyeceklerini” açıklamasını yaptı. Parlamentodan Kerkük’e askeri yığınak yapılması konusunda karar çıkarttıran İbadi, bölge ülkelerine de her türlü anlaşmanın ve diplomatik faaliyetin kendileri ile yapılması gerektiğini içeren kuralları hatırlattı. Kürdistan yönetimine ise kısa süre içerisinde havaalanları ve sınır kapılarının yönetimini kendilerine devredilmesini içeren bir ültimatom verdi.

İslami İran Rejimi referandum öncesinde Hewler (Erbil) kırsalını bombaladı. Referanduma katılımı ve tercihleri etkilemek amaçlı yapıldığı izlenimi veren bu bombardımanın çıkan sonuçlar itibariyle işe yaradığı söylenemez ancak daha sonra ”Irak’ın talebi üzerine Kürdistan’a hava sahasının kapatıldığı fakat iddia edildiği gibi sınır kapılarının kapatıldığı doğru değildir.” açıklamasını Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptı.

Büyük oranda ülkedeki farklılıkları reddettikleri için çıkan ve 6 yıldır boğuştukları iç savaşı unutup ders vermeye kalkışan Suriye’den de Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla bir açıklama geldi. Açıklamada ‘‘Kürdistan’da yapılan Bağımsızlık Referandumu’nu tanımadıklarını ve Irak’ın parçalanmasına neden olacak her türlü prosedürü reddediyoruz” denildi.

Görüldüğü gibi yüzyıldan bu yana Kürt nüfusunu idare eden 4 devletin Kürtlere karşı refleksi iç çelişkilerle boğuşmalarına rağmen değişmiş değil ancak hiç olmadıkları güçsüz duruma düşmüş olmalarını, Kürt Hareketleri ne kadar değerlendirip durumu lehlerine çevireceklerini tabii ki zaman gösterecek ancak konjonktür büyük oranda ”Kürt Yüzyılı’na” işaret etmektedir.

Referanduma uzanan süreçte referandum konusunda çekingen davranan ve zamanlama konusuna dikkat çeken Rusya ve ABD ise ağız birliği yaparcasına “Bölgenin istikrarı ve güvenliği için Irak’ın toprak ve siyasi bütünlüğünü destekliyoruz.” gibi soft açıklamalarla durumu geçiştirme gibi bir yaklaşım içinde oldular. Resmi açıklamaların dışında bu ülke bürokratlarından da olumlu olarak nitelendirilebilecek açıklamalar geldi.

Yaşananları üstüste koyduğumuzda Kürdistan bölgesinde yapılan Bağımsızlık Referandumu, Kürtfobik bölge devletleri dışında uluslarası alanda kaba ve redçi yaklaşımlarla karşılanmış değil ancak bu güçlerin şimdiye kadar gerçek anlamda bir politik yaklaşım belirlemiş olmadıkları da ortaya çıkıyor. Şu aşamada sadece İsrail, bağımsız bir Kürdistan konusunda net olarak tavır açıklamış durumda. Arap yarımadasında ve çevresinde kurulan devletlerin birçoğu, kabile devleti hüviyetine sahipken ve birbirine yakın birkaç petrol kuyusu üzerinde onlarca devlet kurulmuşken bugün (tüm eksikleriyle birlikte) Kürtlerin devlet kurma teşebbüslerine dahi net tavır takınamayan uluslararası camia, Kürtlere birden fazla özür borçludur. Bu güçlere, Kürdistan’a komşu ülkelerden gelebilecek fiili bir müdahaleye mahal vermeyecek tedbirleri bir an önce alması için ‘baskı’ uygulanması, hem onların bölgedeki varlıkları hem de güvenli alanların stabil kalması anlamında değer atfedilmesi gereken konulardır.

Mücahit Avras
Mücahit Avras[email protected]
Evden eve nakliyat sitemiz istanbul ilçelerindeki. Firmalarin listesi icin lutfen ziyaret ediniz.gaziosmanpaşa evden eve nakliyatbahçelievler evden eve nakliyatkağıthane evden eve nakliyatuluslararası evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyathalkalı evden eve nakliyat