SON DAKİKA

‘Hayvanların en büyük düşmanı, belediyeler’

Bu haber 28 Mayıs 2017 - 1:37 'de eklendi

Çekmeköy Hayvanseverler Topluluğu (ÇHT) esamisi ile faaliyet yürüten yerel teşekkülün kurucu ferdi olan Nilüfer Koçan, sokak hayvanlarının ihtiyaçlarına ve yaşam koşullarına dikkat çekti. Koçan, ‘’Hayvanlara hastalıklıymış gibi iğrenerek yaklaşmayın, sevmekten korkmayın. Önyargılarınızı yıktığınızda hiçbir şeyin veremediği mutluluğu sevdiğiniz hayvanın size masum bakışlarında bulacaksınız.’’ dedi.

Delta Haber / Mert Tokgöz

Türkiye’de sokak hayvanlarının maruz kaldığı şiddete, cinsel istismara, kötü muameleye; açlığa ve susuzluğa karşı hayvansever oluşumların mücadelesi sürüyor. Büyük hayvansever oluşumlardan ziyade, yerel ve gönüllü katılımı esas alan oluşumlar da kendi çapında birçok hayvana umut olabiliyor. Çekmeköy Hayvanseverler Topluluğu da buna örnek olarak karşımıza çıkıyor.

Oluşumun kurucu fertlerinden olan Nilüfer Koçan, ikamet ettiği yerelde oluşturdukları topluluklar ile mücadeleyi sürdürdüklerini dile getiriyor. Koçan, oluşumun iki lise öğrencisinin iradesi ile kurulduğunu belirterek hayvanların yaşam alanlarına sahip çıkmak için faaliyetlerini büyütmekte kararlı olduklarını ifade ediyor.

Sokak hayvanları ne tür zorluklar ile karşılaşıyor? Belediyeler bu konuda çalışma yürütüyor mu? Yasaların ve cezaların hayvanlara kötü muameleye karşın yeterince bir hükmü var mı? Hayvanların sağlığı ve güvenliği için ne yapılması gerekir? Nilüfer Koçan, deneyimleri doğrultusunda ikamet ettiği yereli de objektifine alarak hayvanların çektiği zorlukları ve olası çözüm yollarını ana hatları ile anlattı.

‘Devletin duyarlı olup hayvanlara sahip çıkması gerekiyor’

Biraz yerelinizdeki hayvanların durumundan bahseder misiniz?

Hayvanların durumu aşikâr kötü durumdalar hepsi. Gerek insanlarımız gerek devlet bu konuda hiç duyarlı değil. Hayvanların birçoğu aç kalıyor insanlar çöpler dağılmasın diye hayvanları kovuyor. Yaşam alanları olan ormanlar kesilip biçiliyor biz birkaç hayvansever olarak tabi-ki yetişemiyoruz her birine. Bu konuda devletin duyarlı olup hayvanlara sahip çıkması gerekiyor.

‘Belediyeler hayvanların en büyük düşmanı’

Belediyeler bu konuda bir çalışma yürütüyor mu? Hayvanların sağlıklı ve güvenli yaşayabilmesi için belediyelerin ne tür çalışmalar yürütmesi gerekir?

Belediyeler hayvanların en büyük düşmanı. Tabii hepsi için konuşmuyorum. Öncelikle belediyelerde bu konuda çalışan insanların gönüllülük esasına dayalı olması gerekiyor. (Belediye çalışmalarında) güya kamuoyuna iyi bir şey yapılıyormuş gibi gösteriliyor fakat altındaki gerçekler çok başka. Hayvanlara sergiledikleri eylemlerden bunları anlayabiliyoruz. Kısırlaştırmak için toplanan köpeklere gelirsek, gidenlerin birçoğu geri gelmiyor bu hayvanlar nerede? Hayvanlar kuytu yerlere atılıyor ve bir başlarına bırakılıyor zaten genelde insanların şikâyetlerinin üzerine bu toplatılmanın olması da ayrı ve şüpheli bir konu.

Barınaklar deseniz zaten ölüm kampı hayvanlar kendi pislikleri içinde bir deri bir kemik yaşam mücadelesi veriyor, aynı zamanda barınak görevlilerinden şiddet görüyorlar. Belediyelerin yaptığı tek güzel uygulama su kapları koymak oldu, sağolsunlar onların da takibi yapılmıyor. İnsanlarımız da su kaplarını küllük niyetine kullanıyor. Hayvanların daha sağlıklı ve güvenli yaşayabilmesi için belediye çalışmalarından önce insanlara bu sevgiyi aşılamalıyız. Sevgi olmasa bile yaşadığımız ortak alana saygı duymayı. Bunun yasalarla ve cezalarla olacağına inanıyorum.

‘Ebeveynlerin ve öğretmenlerin hayvan sevgisini aşılaması gerekiyor’

Belediyeler dışında anlattıklarınız uyarınca bunun bir yanı da görgü ve eğitim meselesi. Salt okul eğitimi değil çocukluktan yetişkinlik sürecine kadar ki öğrenişsel süreç. Demek istediğim hayvan sevgisinin kaynağı. Yani buna rağmen cezaların ve yasaların bir hükmü olduğunu düşünüyor musunuz?

Tam anlamıyla olmasa da bunu yapmak hayvanları korumak devletin görevi, şiddet gören bir insanla şiddet gören bir köpeğin ne farkı var? Her ikisi de canlı ve sahip çıkmalıyız. Dediğiniz doğru bu konunun kaynağı yetiştirme tarzı. Duyarlı bir ailede yetişen çocukların hayvanlara davranışları ile tam aksi bir ortamda yetişen çocukların davranışları bir olmuyor. Bu noktada ebeveynlerin ve öğretmenlerin bunu çocuklara aşılaması gerekiyor.

‘İnsanların kendilerinde vicdan aramaları en Büyük İstediğimiz’

Birazda topluluğunuzdan bahsedelim. Hayvanlar için neler yapıyorsunuz?

Öncelikle bölgemizdeki hayvanların mamalarını temin ediyoruz barınaklar (kulübeler) yapıyoruz. Yaralanan veya çeşitli hastalığa yakalanan hayvanları elimizden geldiğince tedavi ettiriyoruz, ilan alıyoruz, köpeklerimize yuva bulmaya çalışıyoruz. Tabii bunu sözleşme ile ve takibiyle yapıyoruz ve en önemlisi en aç oldukları şeyi veriyoruz, sevgi.

Topluluğumuzu yeteri kadar duyuramadık bölgemizde kaldı. Bunun en büyük sebebi bu sayfayı iki lise öğrencisi olarak açtık. Önümüzdeki sınav, etkinliklerimizi de kısıtladı fakat engeller kalkıyor ve biz bu topluluğu büyütmek istiyoruz. Bu konuda duyarlı sözü geçen kimselere ihtiyacımız var. İnsanların biraz kendinde vicdan aramaları en büyük istediğimiz.

Change.org’da neredeyse her gün hayvanlara yönelik şiddet ve cinsel istismara karşı kampanyalar görüyoruz. Sizce bu tür girişimler neticeye varıyor mu?

Kampanyaların başlatılması buna sessiz kalınmaması elbette güzel tam anlamıyla amacına varmıyor.

Vermek istediğiniz son bir mesaj var mı?

Hayvanlara hastalıklıymış gibi iğrenerek yaklaşmayın, sevmekten korkmayın, önyargılarınızı yıktığınızda hiçbir şeyin veremediği mutluluğu sevdiğiniz hayvanın size masum bakışlarında bulacaksınız.

Böyle güzel bir konu seçtiğiniz için size de teşekkür ederim.

Evden eve nakliyat sitemiz istanbul ilçelerindeki. Firmalarin listesi icin lutfen ziyaret ediniz.gaziosmanpaşa evden eve nakliyatbahçelievler evden eve nakliyatkağıthane evden eve nakliyatuluslararası evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyathalkalı evden eve nakliyat