SON DAKİKA

Fargo 3.Sezon İncelemesi

Bu haber 08 Temmuz 2017 - 18:11 'de eklendi

Emre Tanç

Coen Kardeşlerin 1996 yapımı sinema filminden, Noah Hawley’in senaryosuyla televizyona uyarlanan “Fargo”nun, ilk iki sezonu seyircide fazlasıyla memnuniyet yaratır. Minnesota’nın, çorak ve karlı atmosferinde geçen filmin temasına uygun şekilde durağan anlatım geleneği ilk iki sezonda olduğu gibi üçüncü sezonda da bozulmaz. Söz konusu olan durağanlık, seyirciyi sıkıp hikayeden koparmaz. Tam aksine, her bölümde merak uyandıran gelişmeler ve detaylar izleyiciyi bir sonraki bölüm için sabırsızlanır hale getirir. Ancak on bölümün sonunda, izleyicinin merakının giderilmesi noktasında ciddi sorunlar vardır.

Fargo’nun üçüncü sezonunda sembollemeler ve metaforlar alıp başını yürüdüğü gibi, dizi her bölümünde seyirciye pek çok soru sorar. Altını çizmek gerekir ki üçüncü sezon, önceki sezonlara göre daha çok soru sormuş ve daha enigmatik durumlar yaratmıştır. Daha birinci bölümün ilk sahnesi bile, tüm sezon sona erdiğinde, diziyi aşırı bir dikkatle izlememiş olan seyirci için cevaplanmamış bir gizem olarak ortada kalır.

Açılış sahnesinde, 1988 yılının Doğu Berlin’indeki bir sorgu odasına gidilir. Üst düzey bir polis tarafından sorgulanan adam, “Sen Yuri Gurka mısın?” diye soran polise, adının Jacob Underleiger olduğunu söyler. Polisin yirmi yaşların başında bir Ukrayna göçmeni olduğu ve  sevgilisi “Helga Albracth”ı öldürdüğünü ileri sürmesi üzerine, eşinin adının Helga olduğunu ama soyadının bu olmadığını söyler.

Polis müfettişi Jacob’un söylediklerine karşılık ona; “bu anlattığınıza hikaye denir. Biz hikaye anlatmak için değil, gerçeği söylemek için buradayız” der. Dizinin her sezonunda, gerçek olmayan bir hikayeyi “bu gerçek bir hikayedir” önsözüyle açan Coen’lere, senarist Noah Hawley tarafından ironik bir gönderme söz konusudur.

Fakat sahnenin neyi anlattığına dönecek olursak, 1988 Doğu Almanyası ile 2010’da Minnesota’da geçen olaylar arasında hiçbir bağlantı göze çarpmaz. Zaten on bölüm boyunca Doğu Almanya’ya dair hiçbir referans verilmez. Peki bu tutarsız sahnenin hikayenin başında yer almasının sebebi nedir?

Kafka’nın Dava’sında uzun ve zor bir hukuki süreçte adını temize çıkarmaya çalışan bir adam vardır. Ne suç işlediğine dair hiçbir fikri olmamasına karşın, etrafındaki herkesin, ona suçlu bulunacağını söylediği Joseph K.’nin durumu, sorgu odasındaki Jacob’un durumuyla benzerlik taşır. Her ikisi de, sistemin yanlış yapmayacağını iddia eden devlet mekanizmaları ile karşı karşıyadır.

Jacob’un Kafka’nın romanından ilham alan trajedisi, sezon boyunca dizinin diğer karakterlerinin etrafındaki şekillenecek olan temayı kurar. Karakterlerin tümü kapana kısılmıştır. Emmit Stussy, Varga’nın kendisine kurduğu para aklama komplosuyla kapana kısılmıştır. Ray Stussy parasızlık tarafından kapana kısılmıştır. Gloria Burgle ise, kendisi yaklaştığında bir türlü açılmayan otomatik kapılar tarafından kapana kısılmıştır.

Kafkavari olması dışında, sahnenin olay örgüsüne dair verdiği bir ipucu; belki Ewan McGregor’un ikisini birden canlandırdığı Stussy kardeşler olabilir. Biraz komplo teorisyenliği yaparak “Stussy” adının, Doğu Alman gizli polis teşkilatı olan “Stasi” ile olan benzerliği üzerine düşünülebilir. Ancak tamamen Amerikalı olan Emmit ve Ray Stussy’nin, gerek aile köklerinde Doğu Almanya ile bir alakaları olmaması, gerekse mağdur konumunda olmaları göz önüne alındığında, bu teori boşa çıkar.

Sadede geldiğimizde; başlangıçtaki sorgu sahnesinin gizemi dizinin sekizinci bölümünde çözülür. Nikki Swango, tutuklandıktan sonra hapishane aracıyla götürülürken, dizinin birinci sezonundan tanıdık bir yüz ona zincirlenmiştir. Dilsiz tetikçi Mr.Wrench hikayeye dahil olur ve Nikki’nin, hapishane aracına saldıran Yuri ve Meemo’nun elinden kurtulmasına yardım eder.

Nikki ve Mr.Wrench ikilisini kovalarken Yuri ve Meemo’nun yanında bir gangster daha vardır. Yuri ve diğer adamları devrilen hapishane aracından kaçan Nikki ve Wrench’i kovalarken, Meemo’da tıpkı Fargo’nun film versiyonunda Steve Buscemi ve Peter Stormare’ın suç mahalinden geçen arabadaki çifti kovalaması gibi, kendi halinde yolda ilerleyen masum bir karı-kocanın peşine düşer. Yine filmde olduğu gibi, Meemo’dan kaçan araba yol kenarında devrilmiş haldedir ve arabanın içindeki çift, kafalarına sıkılan kurşunla infaz edilmiş halde ertesi gün polis tarafından bulunur.

Yuri, yanındaki adamıyla birlikte Nikki ve Wrench’in peşindeyken adamının elinde “Helga” yazılı bir dövme görür. Ona, “eskiden bir Helga tanırdım…Durmadan konuşurdu”der. Yuri’nin hangi Helga’dan bahsettiği bowling salonundaki sahnede netleşir. Sekizinci bölümdeki bowling salonu sahnesinin içerdiği doğaüstü özellikler ilgi çekicidir, fakat öncelikle Doğu Berlin sorgu sahnesini açıklığa kavuşturmak gerekir.

Önce, bowling salonunun barına gelen Nikki ile sohbet eden gizemli yabancının kim olduğu soru işareti yaratır. Dikkatli izleyici bu gizemli adamı üçüncü bölümde Gloria Burgle’ın hem uçak yolculuğunda hem de bar sahnesinde karşısına çıkan adam olduğunu hatırlayacaktır. Nikki ve Wrench’i kovalarken kulağını kaybeden Yuri, kovaladığı ikilinin bowling salonundan ayrılmasından sonra, kanlar içinde gelip bara oturur. Hala orada oturmakta olan gizemli adam ona, “sen Yuri Gurka’sın”der. Kazakların başı Kurt Yüzün torunu. Sana Helga Albrecht ve Haham Rachman’dan mesaj getirdim”der. Bu cümleyi duyduktan sonra donup kalan Yuri’nin boynu şiddetle kanamaya başlar. Görüntüde, kıyafetlerinden Ukrayna köylüleri olduğu belli olan bir kalabalık ve en önde duran güzel bir kadın belirir.

Bu sahneden sonra Yuri, dizinin kalan iki bölümünde bir daha ortaya çıkmaz. Anlaşılır ki; birinci bölümün girişinde Jacob’un cinayetle suçlanmasına sebep olan olayın faili, ilk bölümden itibaren, dizinin şahsına münhasır kötü adamı V.M. Varga’nın en yakınnındaki Yuri Gurka’nın ta kendisidir. Sorgu sahnesinde Jacob’un, yirmili yaşların başında ve adının Yuri Gurka olduğunu iddia eden polisin sözlerinden çıkarılacağı üzere, 2010’da geçen hikayedeki Yuri’nin, 1988’de yirmili yaşların başında olması mantıklıdır.

Gizemli yabancı aslında tanrıyı temsil etmektedir ve ilahi adaleti yerine getirerek, Helga’yı öldüren ve üstelik suçu masum bir insanın üzerine yıkan Yuri’yi cezalandırır. Üç sezonluk Fargo’da, ilk defa bir karakterin ölümü böylesine metafiziksel bir şekilde gerçekleşir. Sonuç olarak Doğu Berlin sorgu sahnesinin esrarı çözülmüş olur.

Fargo’nun üçüncü sezonunda tuhaflık boyutu kendisini, anlaşılması zor metaforlara taşımıştır. Bu sezon, diğer iki sezona göre daha metafiziksel bir boyut alır. Bu metafiziksel boyutu sağlayan ise; az önce bowling sahnesinde bahsettiğimiz ve ilahi adaleti yerine getiren, “Paul Marrane” isimli gizemli yabancıdır.

Gloria, kayınpederi olan Stussy’nin ölümüyle ilgili ipucu bulabilme umuduyla, araştırma yapmak için Los Angeles’a gider. İlk defa uçakta Gloria’nın yanında gördüğümüz bu gizemli yabancı, Gloria ile sohbete başlar. Evrimin doğası ve yaşamdaki paradokslar gibi konulardan bahseden Paul Marrane, “en başta yüzdük, sonra emekledik, yürüdük, koştuk ve şimdi..”dedikten sonra genel planda uçağın kabini görünür. İnsanoğlunun geldiği noktayı evrim süreci üzerinden açıklayan bir “tanrı” sunumu yine dizinin ironik vuruşlarından biri olur. Aynı bölümdeki bar sahnesinde tekrar Gloria’nın karşısına çıkar.

Sekizinci bölümde bowling salonu sahnesinde Yuri ile hesaplaşmadan önce, bara gelip yanına oturan Nikki’ye hayatın acımasızlığı hakkında vaaz veren Paul Marrane, Nikki’ye bir yavru kedi gösterir. Kedinin isminin Ray (Nikki’nin öldürülen sevgilisinin adı) olduğunu söyleyen Marrane, yaşlı bir ruhun kendi genç bir bedene hapsetmesi inanışından söz eder.

Ayrıca 1768 yılında Ukrayna’da Yahudilerin, Kazaklar Tarafından katledildiği soykırımdan bahseder. Yuri’nin kanamaya başlamasının ardından ortaya çıkan vizyonun esrarı çözülür. Dizi boyunca kazak olduğundan söz eden Yuri’nin ataları bu katliamı gerçekleştiren Kazaklardır. Katliamın sorumlusu ise, Yuri’nin büyükbabası “Kurt Yüz” dür.

Paul Marrane’in “buraya daha önce gelmiş miydin?” sorusu üzerine Nikki, “bowling salonuna mı?” diye cevap verir. “Gördüğün bu mu?” diye soran Paul, “tüm ruhlar yargılanmak için buraya gelir” dedikten sonra “endişelenme tüm günahların affedildi” diyerek sohbeti sonlandırır. Ancak ayrılmadan önce Nikki’den lanetlenenlere bir mesaj iletmesini ister. Edom üzerine getirilen yargılamayı ve İsrail’in yeniden kuruluşunu anlatan, Ovadya Kitabından bir pasajı söyler.

Paul, elinde kediyle bardan kalkan Nikki’ye, Ray’i bırakması gerektiğini söyler. Nikki ise kediyi verdikten sonra ona, Gophers maçı başladığında kaseye biraz bira koyup, televizyonun karşısına oturtmasını ister. Bulundukları bowling salonu araf’ın tasviridir. Nikki’de, Ray’i yaratıcısına teslim ettikten sonra Wrench ile birlikte bowling salonundan ayrılır.

Coen Kardeşlerin, tanrı anlatıcı yöntemini sevdikleri diğer filmlerinde de göze çarpar. Fakat sekizinci bölümdeki bowling salonu, tam olarak “Büyük Lebowski”deki bowling salonu sahnesinin yansımasıdır. “Büyük Lebowski”de tanrı anlatıcı, doğal olarak hikaye akışı içindeki karakterlerden biri değildir. Ancak bir sahnede Coenler bu kuralı kırarak, Sam Elliot’ın canlandırdığı, kovboy tarzı giyinmiş anlatıcıyı Dude’un (Jeff Bridges) karşısına çıkarır. Paul Marrane’in Nikki ile konuşması, Dude’un “Büyük Lebowski”de  tanrı anlatıcı ile görüşmesinin imgesel kopyasıdır.

Dizinin üçüncü sezonu, ne yazık ki ilk iki sezona göre karakterler açısından daha zayıftır. Sezonun, her sahnesi ve ağzından çıkan her aforizma, üzerine düşünülmeye değer olan tek karakteri V.M. Varga’dır (David Thewlis). Emmit ve ortağı Sy’a verdiği borcu bahane ederek, onların işine çöreklenen bu İngiliz aksanlı esrarengiz adam, basit bir tefeci değildir.

V.M. Varga, Hollywood’dan alışık olduğumuz karizmatik kötü karakterlere adeta bir meydan okuma gibi, ezik, sıradan ve basit görünümlü bir adamın nasıl bir korku unsuru olabileceğini kanıtlar. Google’dan ismini aratan birinin bilgisayaırnı hackleyip, aramayı yaptıran kişinin fotoğrafını çektikten sonra, onu ortadan kaldırtabilecek kadar “derin” bir adamdır.

Kendisi kirli işler yapan tehlikeli bir adam olmasına karşın, kapitalizm ve sağ politikalara yönelik eleştiri getiren konuşmalar yapar. Zenginliğin ve maddiyatın ne anlama geldiği ve insanın ihriyacı olmadığı kadar zenginliğe rağbet etmesinin nasıl korkunç sonuçlar doğuracağına dair tespitleri gerçekçidir. Fakat kapitalizm eleştirisini fiziksel boyuta taşırcasına, müthiş bir oburlukla (ihtiyacı olmadığı kadarını) yedikten sonra, gidip yemeğini kusma huyu Varga’nın politik duruşuna dair ironi yaratır. Kapitalizmin, insan doğasının ihtiyaç duymadığı kadarını “yemeye” odaklıdır, fazla geleni tuvalete çıkarsa dahi, kaynakları ve dünyayı Varga’nın yaptığı gibi sömürür.

V.M. Varga, ne birinci sezonun kötüsü Lorne Malvo gibi bir binaya girip, tek başına tüm bir mafya örgütünü yok eden, ne de ikinci sezonun kötüsü Hanzee Dent gibi, emrinde çalıştığı insanlar da dahil olmak üzere yoluna çıkan herkesi soğukkanlılıkla öldüren bir kötü adam tiplemesi değildir. Aslında tüm seri boyunca yaptığı en şiddetli hareket Emmit’in gözüne sprey sıkmak olur.

Varga’nın ofisi olarak kullandığı, yüksek teknoloji donanımlı karavanda asılı duran Stalin resmi, onun muhtemelen eski bir KGB’li ve KGB destekli Rus Mafyasının bir kolu olabileceğine işaret eder. Sürekli deniz aşırı ülkelerden bahsedip, oralara seyahat etmesi ve Stussy’nin şirketini kara para aklama için kullanması da bu durumu destekler.

Finalde Gloria Burgle tarafından yakalanıp sorgu odasına alındığında ise; beş dakika içinde kapıdan üst düzey bir yetkilinin girip onu serbest bırakacağını söyleyecek kadar kendinden emindir. Ona hapse gireceğini söyleyen Gloria’nın mı, yoksa Varga’nın mı haklı çıktığı sorusunun cevabı seyirciye bırakılır. Ancak Gloria’nın ilerleyen saate bakıp gülümseyen yüzü, hangi ihtimalin daha ağır bastığı hakkında bir ipucu verir.

Fargo’nun hem sinema filmi hem de diğer sezonlarına bakıldığında, küçük hırsların peşinde koşan iyi insanlar da zarar görse bile, sonunda kötülerin cezasını bulduğu gözlemlenir. İyi ve idealist olanlar ise (Marge Gunderson, Molly Solverson, Gus Grimly ve Gloria Burgle, büyük kazanımlar elde etmeseler bile, arzu ettikleri huzurlu hayatı yaşamaya devam ederler. Bu bağlamda değerlendirildiğinde Gloria’nın haklı çıkıp, V.M. Varga’nın da; film versiyonundaki Carl ve Gear veya birinci sezonun kötüsü Lorne Malvo gibi sonunda hak ettiğini bulmuş olması olasıdır.

Emre Tanç
sisli escortümraniye escortataşehir escortkartal escortbeylikdüzü escortbeşiktaş escortmaltepe escorthalkalı escortşirinevler escortakpendik.commecidiyeköy escortbahçeşehir escortataköy escortrus escort
Evden eve nakliyat sitemiz istanbul ilçelerindeki. Firmalarin listesi icin lutfen ziyaret ediniz.gaziosmanpaşa evden eve nakliyatbahçelievler evden eve nakliyatkağıthane evden eve nakliyatuluslararası evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyathalkalı evden eve nakliyat
Kurtköy Escortümraniye Escortescort bayanAtaşehir Escortümraniye escort