SON DAKİKA

Erdoğan ile Pavlopulos arasında Lozan tartışması

Erdoğan’ın bir Yunan kanalına verdiği “Lozan Anlaşması güncellenmeli” demecine Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopulos “Lozan reform edilecek bir anlaşma değil” yanıtını verdi.

Bu haber 07 Aralık 2017 - 15:07 'de eklendi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak için Atina’da. Yunanistan’a 65 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk ziyarette Erdoğan ve Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos bir araya geldi.

Pavlopulos, basın açıklamasında Erdoğan’ın ziyareti öncesi gündeme getirdiği ‘Lozan Anlaşması’nda güncelleme’ konusuna değindi.

Erdoğan, Yunanistan’da yayın yapan Skai TV kanalına verdiği röportajda, “Aslında, dünyada tüm yapılan anlaşmaların zamanın akışı içerisinde güncellenmesi gerekir. Lozan’ın da bu şekilde tüm bu gelişmeler karşısında bir güncellenmeye ihtiyacı var” demişti.

Pavlopulos: Tartışılacak Bir Yanı Yok

Pavlopulos, ikili görüşme sonrası yaptıkları ortak basın toplantısında bu demece değinerek, “Lozan anlaşması iki ulusun ulusal toprakların sınırlarını çizen bir anlaşma teşkil etmektedir” dedi ve şunları kaydetti:

“Bu ikili ilişkiler açısından hiçbir boşluk bırakmayan, tamamlanması gerekmeyen muğlak bölge sınırları taşımayan bir anlaşmadır Lozan anlaşması.

“Bunun tartışılacak, reform edilecek bir sözleşme olduğuna inanmıyoruz. Ve bu anlaşma gereğince iki ülkede de yaşayan azınlıklar çok belirgin bir şekilde dile getirilmiştir. Ve azınlıklar Yunanistan açısından dini azınlık olarak tanınmıştır.

“Yunanistan’da Müslüman bir azınlık Lozan Anlaşması temelinde Yunanistan’da yaşamaktadır. Ve Yunanistan bu azınlığı bir hukuk devleti olarak tüm haklarını öngörüldüğü şekilde korumaktadır.”

“Ben sizin sahip olduğunuz yetkilere sahip değilim”

Basın toplantısının sonuna doğru Pavlopulos, Erdoğan’ın Kıbrıs’la ilgili eleştirilerine yönelik de “Sayın Cumhurbaşkanı, bana Kıbrıs konusunda cumhurbaşkanı mahiyetiyle bir karşılaştırma yaptınız. Ancak Yunanistan’da anayasa gereğince cumhurbaşkanı statüsü Türkiye’de sizin sahip olduğunuz yetkilere sahip değildir” ifadelerini kullandı.

Pavlopulos, “Hem profesör hem devlet adamı olarak, biz anlaşmanın veya hukuk ilkelerinin güncelleşmesi, reformu mümkün değildir. Biz hukukta, bir hukuk ilkesinin anlamını tekrar yeni bir anlam kazandırmak anlamında var olan sözleşmeye yeni bir metin ekleyebiliriz. Fakat izin verirseniz anlaşmayı güncelleştirme, gözden geçirme, reform etme gibi bir kavramı kullanmıyoruz genellikle” diye konuştu.

Erdoğan: Ben hukuk profesörü değilim ama…

Pavlopulos’ın sözlerine Erdoğan ise “Bunu cevapsız bırakmak da kendime saygısızlık olur. Bunun cevabını vermem lazım. Ben hukuk profesörü değilim ama siyasi hukuku iyi bilirim. Siyaset hukukunda da, bu belki hukukta yoktur.

Anlaşmanın güncelleşmesi diye bir şart vardır ve bunu da biz yaparız. Yeter ki ülkeler bu konuda mutabık kalsınlar. Ve bunun dünyada çok örnekleri var” dedi.

“Lozan’da hala anlaşılmayan incelikler var”

Erdoğan şöyle devam etti: “Özellikle Lozan konusunda zannediyorum hala anlaşılmayan bazı incelikler var. 94 yıl önce yapılmış bir anlaşma ve bu anlaşma sadece Türkiye ile Yunanistan arasında yapılmış bir anlaşma değildir.

“Türkiye’de mesela patrik atanan bir patrik değildir. Patrik, sensinod meclisinin seçmiş olduğu bir patriktir.

“Demek ki Lozan uygulamada değil”

“Patriği kim seçiyor? Seçecekse bu 17 kişiyi seçecek. Yunanistan’da gerek başbakanlığım, gerek cumhurbaşkanlığım döneminde hala biz Batı Trakya’da baş müftüsünü oradaki imamlar, din adamları seçememiştir. Bu nasıl oluyor da Lozan anlaşmasının uygulamada olduğunu söylüyoruz? Demek ki Lozan uygulamada değil.

“Biz engel olsaydık NATO’ya giremezdiniz”

“Bence bunların bir defa aşmamız lazım. Benim ‘güncellenmesi gerekir’ dediğim konu işte bunlardır. Ve tabii bir çok askeri konularda sıkıntılar yaşanıyor.

“E biz NATO’dan siz çıktınız tekrar NATO’ya girişinizi biz sağladık. Eğer biz engel olsaydık siz NATO’ya giremezdiniz. Çünkü bir ülkenin muhalefeti NATO’ya girmenizi engelleyebilirdi. Ama biz öyle bakmadık. Biz komşu diye baktık. Ve bugün de öyle bakıyoruz.” (Bianet)