SON DAKİKA
Maltepe Escortpendik escortmaltepekres.orgmaltepeelektrikariza.comkartal escortalanya escortkadikoy escort

Ekonomik Kriz İhtimalleri

Bu haber 05 Nisan 2017 - 0:49 'de eklendi ve 108 kez görüntülendi.

Referandum sürecinde de tekrar gördük ki ülkede AKP’den kurtulmayı iple çeken geniş bir kitle var. AKP’den kurtuluşun yolunu döşeyebilecek her gelişme bu kitle tarafından dikkatle izleniyor. 2016 yılında bozulan ekonomik göstergeler, gözleri “acaba bir ekonomik kriz yolda mı?”; “şirket iflasları, işsizlik, yoksullaşmayı beraberinde getirecek bir kriz AKP’nin destekçi kitlesinin altını oyar mı?” sorularına çevirmişti.

Gerçekten de 2016 boyunca, özellikle yaz aylarından itibaren, geçmişte birçok hükümeti alaşağı edecek gelişmeler zinciri yaşandı. 15 Temmuz sonrasında gerek artan iç risklere gerekse yüksek şirket borçluluğunun bankacılık sektörü açısından yarattığı potansiyel tehlikelere dayanarak uluslararası derecelendirme kuruluşlarından ikisi (Standard&Poor’s ve Moody’s) 2016 içinde, bir diğeri (Fitch) ise 2017 başında karakartallar.org Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indirdi. Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülke klasmandan çıkması bir yandan ülkeden sıcak para çıkışına yol açarken, diğer yandan da risk alarak giriş yapacak sıcak parayı çekmek adına borçlanma maliyetini arttı.

Finans dışı şirketlerin döviz cinsinden borcu 200 milyar doları geçmişken TL dolar karşısında, Eylül 2016’dan bu yana yaklaşık %20 değer kaybetti. Böylece gayri safi yurt içi hasılanın %30’una dayanmış olan özel şirket borçları katlanmış oldu.

Ekonomideki kötüye gidiş kendisini reel sektörlerde de gösterdi. 2016 yılının üçüncü çeyreğinde, son 27 çeyrektir yaşanmamış bir durum gerçekleşti ve ekonomik küçülme yaşandı. TÜİK çeşitli hesaplama hileleriyle %2,9’a çektiği 2016 yılı büyüme rakamını Maliye Bakanı Naci Ağbal, “sevindirici bir gelişme” diye yutturmaya çalışadursun Türkiye gibi bir ülke için %3’lük bir büyüme resesyon anlamına geliyor.

Manzara böyle olunca; yakın zamanda bir ekonomik krizin AKP’yi sarsacağı beklentisi çok yükseldi. Ancak 2017 Mart’ına geldiğimizde en azından yakın vadede ülkeyi sallayacak bir krizin kapıda olmadığı görülüyor. Dolar belli bir değerde konsolide edildi. Her ne kadar TÜİK verilerine güvenilmese de 2016 dördüncü çeyreğinde ekonominin küçülmesi durdu.

Sanayi ciro endeksi geçen yıla göre Ocak 2017’de artış gösterdi. Kamu kaynakları kullanılarak özellikle de referandum öncesinde iç talep artışına yönelik hamlelerle ekonomi canlandırılmaya çalışılıyor: KOBİ’lere sağlanan ucuz krediler, sigorta primi ve vergi ödemelerinin İşsizlik Fonu’ndan karşılanarak hayata geçirilen “istihdam seferberliği”, inşaat şirketlerinin ortak kampanyaları, beyaz eşyada ÖTV’nin kaldırılması, konut kredi faizlerinin ve ticari kredi faizlerinin geçen yılın altına çekilmesi…

Dolayısıyla ekonomi açısından AKP için bir felaket senaryosu yakın vadede ufukta değil. Ancak devam edecek bir durgunluk dönemine girildiğini söyleyebiliriz. Enflasyon Ekim 2008’den beri en yüksek seviyesine çıkarak yıllar sonra çift haneli rakamları gördü. İşsizlik son yılların en yüksek rakamlarına ulaştı. Merkez Bankası’nın döviz rezervi yeni bir sıçramayı kontrol altına almaya zorlaştıracak şekilde geriledi. Özel şirket borçluluğu bankacılık sektörünü tehdit etmeye devam ediyor ki yılın başında Standard&Poor’s Türkiye’nin en büyük 7 bankasından 4’ünün (İş Bankası, Garanti, Yapı Kredi ve Vakıfbank) not görünümünü “durağan”dan “negatif”e indirdi.

Gelecek iki yılın resmi büyüme beklentileri de içler açıcı değil.

Toparlarsak;

Bir… AKP, ekonomide keskin bir yıkım olmadığı sürece kötü gidişatı tolere edebilecek araçlara sahip: AKP her sıkıştığında ülkeye giriş yapan kaynağı belli olmayan para (net hata ve noksan kalemi), devlet kaynaklarının ekonominin toparlanması için kullanılması (Varlık Fonu, ÖTV indirimi, ucuz kredi, borç erteleme) gibi.

İki… Yüksek faiz elde etme imkanı olduğu sürece yabancı sermaye Türkiye’ye “burnunu tıkayıp girmek”ten çekinmiyor.

Üç… Ekonomi şimdilik dibi görmese de enflasyondan, büyüme rakamlarındaki düşüşe, döviz cinsinden yüksek özel sektör borçluluğundan, işsizliğe, turizmdeki gelir kayıplarına göstergeler gidişatın parlak olmadığını gösteriyor. Kamu kaynakları referandum öncesi bol keseden harcansa da mega projeler için verilen teminatların yarattığı zararlar, proje yürütücüsü şirketlerin kredilerine kamu bankalarının kefil olması kamu maliyesini riske ortak ediyor. Kısacası AKP’nin 14 yıldır uygun iç ve dış koşullara dayanan ekonomi politikası tıkanmış durumda, tökezliyor, kör topal gidiyor ama yakın vadede bir yere yapışma hali beklememek gerekiyor.

Dört… Temel ihtiyaç maddelerinin dövizdeki değerlenmeden etkilenerek pahalandığı, enflasyonda çift haneli rakamlara geri dönüldüğü koşullarda emekçileri önümüzdeki dönemde artan bir yoksullaşma bekliyor. Referandum sonrasında kıdem tazminatlarının fona devredilmesiyle patronların işçi çıkarması kolaylaşacak; bunun bedelini özellikle tekrar iş bulması daha güç olacak daha yaşlı çalışanlar ödeyecek. Dolar ve Euro’da devam edecek bir değerlenme sonrasında borçlarında ödemekte zorlanan şirketlerin küçülmeye gitmeleri, daha da ötesi iflasları artan bir işsizliği de beraberinde getirecek. İşte bu gelişmeler, AKP’ye oy veren yoksul emekçilerin hoşnutsuzluğunu artırıp bir ayrışmanın gelişimini kolaylaştırabilir. Ama bunu somutlayacak şey siyasi aktörlerin müdahalesidir.

 

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        Evden eve nakliyat sitemiz istanbul ilçelerindeki. Firmalarin listesi icin lutfen ziyaret ediniz.gaziosmanpaşa evden eve nakliyatbahçelievler evden eve nakliyatkağıthane evden eve nakliyatuluslararası evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyathalkalı evden eve nakliyat