SON DAKİKA
Maltepe Escortpendik escortmaltepekres.orgmaltepeelektrikariza.comkartal escortalanya escortkadikoy escort

Cumartesi Anneleri 639. haftada Mehmet Sait Zengin’in akıbetini sordu

Cumartesi Anneleri 639. haftada Mehmet Sait Zengin’in akıbetini sordu. Bayram arifesinde açıklama yapan kayıp yakınları, çiçeklerini artık yere değil, evlatlarının mezarına bırakmak istediklerini söyledi.

Bu haber 24 Haziran 2017 - 14:47 'de eklendi

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’ndaki 639. buluşmalarında evlatlarının kemiklerini ve katillerin yargılanmasını istedi. Eylemde Mehmet Sait Zengin’in akıbeti sorulurken, Cumartesi Anneleri her hafta olduğu gibi eylemlerini gerçekleştiremeyen Yüksekova ve Cizreli kayıp yakınlarının da sesi oldu. Sur’da katledilen Av. Tahir Elçi de anılırken, açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın taleplerinin karşılanması istendi.

“Mezarları tahrip ettiler”

Eylemde ilk olarak İbrahim Demir’in kızı Deniz Demir söz aldı. Kürtçe konuşan Demir, amcası ve babasının 24 yıl önce gözaltına alınarak kaybedildiğini ve cenazelerini kendi imkanlarıyla bulduklarını söyledi. Mezarların birkaç gün önce tahrip edildiğini kaydeden Demir, “Failler mezarlıkları tahrip edenlerdir. Bir bayram öncesinde mezarlık ziyareti yapmak isterken mezarlık tahribi ile karşı karşıya kaldık. Söyleyecek bir şey yok, kendi vicdanları ile baş başa bırakıyoruz” dedi.

“Bayramları burada değil mezar başında geçirmek istiyoruz”

Gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ise şunları belirtti:

“Yine arefe gününde Galatasaray Lisesi önündeyiz. Mezarsız aileleriz. Arefe günlerinde herkes sevdiklerinin mezarı başında olmak istiyor. Biz de bir mezar taşına hasret kalan insanlarız. Öyle bir ülkede yaşıyoruz, bize öyle bir acı yaşatıyorlar ki, insanların mezar taşlarından bile korkuyorlar. Gözaltında öldürüyorlar ve cenazesini vermekten korkuyorlar. Cenazeler bulunmuş ama o mezar taşlarından bile korkuyorsunuz, neden acaba? Biz bu çiçekleri Galatasaray’da yere atmak değil, mezar taşına koymak isterdik.”

Devlete arşivlerinin hemen açılma çağrısı yapan Tosun, “Bayramları burada geçirmek değil mezar taşlarımızı ziyaret etmek istiyoruz. Bizim zaten yıllardır bayramımız yok. Bir gün biz de bu çiçeklerimizi mezar taşına bırakacağız ve hiçbir zaman bu devletin yakasından elimiz düşmeyecek. Sorumlusu devlettir. Bir tane kayıp kalsa bile, katilleri yargı önüne çıkarana kadar bunun hesabını sizden soracağız” dedi.

“Hasan’a ulaştık ama adalete ulaşamadık”

Hasan Ocak’ın kardeşi Ali Ocak, “Yarın bayram. Biz Hasan’ın mezarına çiçek koyacağız. Buradaki kayıplardan bu anlamıyla biraz şanslıyız. Ama biz Hasan’a ulaşmamıza rağmen adaletten uzaklaştık. Koştur adım yakalamaya çalışırken adalet aynı hızla bizden uzaklaşıyor. Her iktidar döneminde adalete ulaşmamız için yeni barikatlar kuruluyor, adalete erişmemiz zorlaşıyor” dedi.

Nuriye ve Semih’in açlık grevinde olduğun belirterek adalet arayışlarını selamlayan Ali Ocak, devlete“İşlediğiniz suçlarla hesaplaşın, yüzleşin, adalet talebine karşılık verin” çağrısı yaptı.

“Ey yollardakiler, Cumartesi Anneleri 22 yıldır burada”

Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır, çeyrek asra yakındır adalet aradıklarını söyledi. “Bu insanların da yaşamaya hakkı vardı” diyen Kırbayır, ziyaret edebilecekleri bir mezar yerinin dahi olmadığını kaydetti. Kırbayır, isim vermeden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na seslendi, “Ey yollardakiler, Cumartesi Anneleri 22 yıldır burada, gelin omuz verin. Şimdi mi aklınız başınıza geldi” dedi.

“Babama sözümü tutamadım”

Ardından söz alan Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, kardeşinin 20 Kasım 1980’de gözaltına alınıp kaybedildiğini hatırlattı. Ağabeyini arama mücadelesinde 1985 ya da 1986 yılında yaptıkları bir basın açıklamasında annesi Elmas Eren’in “karanfillerle donatacağım bir mezar arıyorum oğluma ait” dediğini aktaran İkbal Eren, “Abim kaybedileli 36 yıl 7 ay geçti. Biz hala o mezara kavuşamadık. Annem hala karanfillerle donatacağı bir mezar arıyor. 5 yıl önce babamı kaybettim. Babama bir söz vermiştim, ‘abimin kemiklerini bulup koynuna vereceğim’ diye. Yarın babamı ziyaret ettiğimde o mezar taşına bakamayacağım, çünkü sözümü tutamadım” dedi.

“Bize bu zulmü yaşatanlardan bir tanesi de yarın mezara gidecek, Mehmet Ağar da kızının mezarına gidecek. Acaba eseriyle övünecek mi, yoksa yüzleşecek mi çok merak ediyorum” diyen Eren, Semih ve Nuriye’ye sahip çıkılması çağrısı da yaptı.

İkbal Eren, ardından haftanın metnini okudu. “Bayram da, adalet de herkes içindir. Bir bayram öncesi yine Galatasaray’dayız” diyen Eren, bu bayramda bir diğer dileklerinin Nuriye ve Semih’in yaşaması ve işlerine geri dönmesi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı’na yanıt

İkbal Eren, Cumhurbaşkanı’nın “Adalet sokakta aranmaz” açıklamasına da yanıt vererek, “Baskı, zulüm ve hukuk dışı uygulamalar karşısında, tüm başvuru yollarımız sonuçsuz kaldığı için sokaktayız. Hukuku dışlayan bir iktidara karşı, adaleti dışlayan bir yargıya karşı başvuracak merciimiz kalmadığı için sokaktayız”dedi.

Eren, ardından Mehmet Sait Zengin’in kaybediliş hikayesini anlattı. Eren, Midyat’ta yaşayan HADEP üyesi Zengin’in 1995 yılının Nisan ayında gözaltına alındığını, 14 gün boyunca işkence gördükten sonra serbest bırakıldığını ve 06 Mayıs’ta yeniden gözaltına alınmasından sonra kendisinden bir daha haber alınamadığını aktardı.

Soruşturma dosyasının hala Midyat Savcılığında beklediğini atakoykbb.com kaydeden Eren, “Mehmet Sait Zengin dosyasında hukuku işletin, hakikati açıklayın, 22 yıllık cezasızlığa son verin” dedi.

Kaynak: ETHA

Evden eve nakliyat sitemiz istanbul ilçelerindeki. Firmalarin listesi icin lutfen ziyaret ediniz.gaziosmanpaşa evden eve nakliyatbahçelievler evden eve nakliyatkağıthane evden eve nakliyatuluslararası evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyathalkalı evden eve nakliyat