SON DAKİKA

Bağımsızlık Referandumu ve ‘İkinci İsrail’

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bağımsızlık referandumuna atfen Kürtleri hedef alan muhtelif söylemler, gayrimeşru İsrail devletinin bölgedeki varlığını ve etkinliğini meşru kılarak Siyonist varlığa masumiyet karinesi teşkil ediyor.

Bu haber 23 Eylül 2017 - 17:01 'de eklendi

Mert Tokgöz

Ertelenmemesi durumunda 25 Eylül’de gerçekleşecek Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bağımsızlık referandumuna ilişkin Arap dünyasından ve basınından yayılan söylemler, bölgede Kürtlere yönelik fobinin tekrardan billurlaşmasına sebep oluyor.

İsrail’in Kürt halkı ile kurmaya çalıştığı münasebete binaen üretilen söylem ve söylencelerin Kürt halkına karşı inkâr, nefret ve imha etme arzusu yarattığı da aşikâr. Dolayısıyla şu günlerde tartışılması lazım gelen konu, bağımsızlık referandumunun ne kadar doğru-yanlış ya da ne kadar münasip olduğu değildir.

“IRAK’IN KUZEYİNDE İKİNCİ İSRAİL’İN KURULMASINA İZİN VERMEYİZ.”

Bölge içi ihtilafların bölge dışındaki güçlere yöneltilmesi, bölge dışının bölge içine müdahil olmasını sağlayan en temel emperyalizm yönlemidir. Bunu geçmişten en iyi bilen ve deneyimleriyle sabitleştiren şahıs ise Nuri el Maliki’dir.

Maliki, 2003 yılında işgal edilen Irak devletinin dizaynını ve çarpık normlara yönelik hizalanmasını temsil eder. Ancak Maliki’nin bağımsızlık referandumuna ilişkin ürettiği söylem, eylemleriyle çelişkili ve de şaşırtıcıdır.

Irak’ın kuzeyinde ikinci İsrail’in kurulacağını ileri süren Maliki’nin karnesinde, bölge dışının bölge içine müdahalesi ve şahsının bu çizgideki başat girişimleri yer alıyor. Siyasetini bölge dışına muhtaç olarak konumlandıran Maliki, Kürtlerin bağımsızlık talebini İsrail’in işgal ve tehcir doğrultusunda devletleşmesi ile özdeşleştiriyor.

Tehdit oluşturan Kürtlerin devletleşmesi değil, Siyonistlerin Kürtlerin devletleşmesini araçsallaştırarak bölgedeki varlığını istinat etmesidir. Zira Kürtler kimsenin toprağını işgal etmemiş, yaşadığı coğrafi bölgeden kimseyi tehcir etmemiştir. Ancak Siyonist rejim, işgal, tehcir, tecrit ve imha politikaları izleyerek Filistin halkına yönelik insani suçlar işlemiş, Filistinlileri kendi topraklarında öznesizleştirmek için muhtelif tür zorbalıklara başvurmuştur.

YAKIN ÇEVRE STRATEJİSİ

İsrail’in Arap rejimleri olmasa da halklar nezdinde hala bölgeye ait kabul edilmemesi, Filistin’in işgalinden bu yana kuşaktan kuşağa nesnelleşmiş bir olgudur. İsrail’in Körfez petro-dolarcılarından başka alıcısının olmaması, bölgeye nüfuz etme ve kabul edilme arayışı içinde kısır bir döngü yarattı.

1948 yılında Siyonist varlığın Filistin’i işgalinden sonra öğreti haline gelen yakın çevre stratejisi, İsrail’in yakın çevresinde Arap olmayan azınlıklarla iyi ilişkiler içinde olmayı ihtiva ediyordu. İsrailli yetkililerin sıkça belirttiği üzere Kürtler, ‘düşmanımın düşmanı’ olarak rağbet görüyor, İsrail’in bölgedeki izole edilmişliğine karşı bir panzehir görevi görüyordu.

Çevre stratejisinin idame ettirilmesi doğrultusunda Türkiye ve Şah İran’ı ile de ilişkiler kurulmuştu. 1960’larda Arap ulusal solunun kitlelerle yoğun etkileşim içinde olması İsrail’i soğuk savaşta ‘Hür dünya’ (ABD taraftarları) cenahıyla ilişki kurmaya yöneltmişti. Siyonist varlık, kendi bekası için Arapların kuşatılmasını öngörüyordu ve de bu strateji hala sürekliliğini koruyor.

İsrail’in Kürtlere destek vermesinin temel nedeni de burada beliriyor. Neden, bölgede süregelen İsrail karşıtı şekillenmenin yeniden biçimlenmesi yönünde bir eğilim. Öte yandan söz konusu eğilim direniş ekseni tarafından yıpranan İsrail’e yeni bir ittifak seçeneği sunuyor.

Maliki meselesine geri dönecek olursak, Siyonist varlığın ekmeğine yağ sürecek her söylem bölgenin köleleştirilmesine ve halkların ablukaya alınmaya çalışılmasına hizmet eder. Kürtlerin hâlihazırda Irak ve Suriye’de ABD ile kurduğu ilişkilerin geçici ya da kalıcı olacağı bilinmiyor. Ancak Kürtleri ABD’ye; İsrail’i Kürtlere yakınlaştıran Maliki (ve buna benzer Arap basını) yaklaşımının ne Kürtlere ne Araplara ne de tüm bir bölgeye faydası vardır.

Beri taraftan Kürtlerin Suriye’de ABD ile stratejik ilişkiler içinde olması, Suriye halkının anti-emperyalist farkındalığını, Lübnan direnişini ve Filistin muharebesini baltalamaktadır. Irak’taki ihtilaflar ise Şii’ler (Türkmenler de dahil) ve Kürtler arasında yeni bir saflaşmanın oluşmasına, karşılıklı bir cephenin açılmasına yol açabilir.

[email protected]

Mert Tokgöz
Mert Tokgöz[email protected]
Gazetecilik ve Psikoloji alanlarında çalışmalar yürütüyor. Doğu'ya özgü ve özgül olanın takipçisi.
mp3 indir

ataşehir escort ümraniye escortkadıköy escortantalya escort

porno izle porno indir türk porno yerli porno türbanlı porno

Evden eve nakliyat sitemiz istanbul ilçelerindeki. Firmalarin listesi icin lutfen ziyaret ediniz.gaziosmanpaşa evden eve nakliyatbahçelievler evden eve nakliyatkağıthane evden eve nakliyatuluslararası evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyathalkalı evden eve nakliyat

türk porno mobil porno